3 Eylül 2019 Salı

ÜÇ

Pikapta Orhan Babayı açtı Zeynep. Uzun zaman oldu bir odada üçümüz oturup konuşmayalı. Üçümüzün içi öyle bir dolu ki Zümrüt ile ben ağlayacak gibi olduk Zeynep zaten ağlamaz ama dişlerimi sıkıyorum dedi; oda ağladı sayılır.

Üçümüz hayallerimizin neresindeydik,  tartışılır ama üçümüzün de bazı şeylere özlem duyduğumuz kesindi. Zaman geçmiş ve biz değişmiştik.

Bir süre sonra o büyülü anı bozmak zorunda kaldık. Bize kalsa sabaha kadar konuşurduk .... Aynı hayallerden aynı zevklerden farklı noktalara düşmüş üç arkadaş. Zaman, hayat adı her ne ise bize aynı duyguları paylaştırdı yine. Eski bize olan özlemi. 

Belki özlem de değildi bizim hissettiğimiz ama o günlerin özelliği olan acılar ve hayaller içimize doldu orası kesin. Bir şeylere ulaşma çabamız ve çoğu zaman boşa çıkmasının o buruk tadı bile bize haz verdi. Konuştuğumuz konular yada sadece baş başa kalışımızdı o anı güzelleştiren.

Aynı noktada başlayıp aynı hayali kuran ama ayrı noktalara varan biz o akşam gözlerimizin içine bakarak hüzünlendik. Fonda ki müzik değildi bizi düşündüren, gözlerimizin içinde birikenlerdi.
Üç güzel hayat şimdi başka noktalara varmak için o odadan sessizce ama birlikte olmak şartıyla çıktı. Kendilerini bekleyen gerçek dünyaya yanlarında destek kuvvet ekibiyle geri döndüler


                                                                                                          m.a.siyah




26 Temmuz 2019 Cuma

Rüzgar dolarken saçlarına,
Gidişini izliyordum.
Taşa döndü içim
Duvar olmaz sana ama.
Sen bir dokun
Kuma dönsün yüreğim.


M.A.S

18 Ağustos 2018 Cumartesi

devam etmek için

şu anda lafa başlamaya ne kadar zorlanıyorum bilemezsin.
yasadığım birkaç kötü olay sebebiyle yazmayı bıraktım
bir hataydı aslında, çok büyük bir hata.
şimdi kaldığım yerden devam etmek istiyorum ama....
ben eski ben değilim ki
hayatım bambaşka bir çizgide yol aldı
çok buyuk virajlar döndüm.
kötü mü oldu ? hayır!
açıkçası hayatımı böyle hayal etmedim.
hoş!  pek de umutlu değildim
tam dipteyim sondayım derken, tahmini olmayan bir sıçrayış....

tamam iyi hoş da, ben niye yazamıyorum ?
yazmam için acı mı çekmem lazım
yarın için umudumun olmaması mı lazım..
nedir?

belki artık umutlarım var ama
şimdi
bütün benliğimi saran korkularım da var
çünkü sahip olmak korkuları da beraberinde getiriyormuş..
ve sahip olduklarımın yarını için korkma zamanıymiş

avucumun içinde bir çiçek
hadi aç desem 
küsecek 
ve korkmuş kanat açmaya bir kuş
ya .....

kaldım burada bir elin atsanız da  şu yarım kelimeleri tamamlasak....



16 Kasım 2014 Pazar

Deniz feneri

ışığıyla el salladığı gemiye
nasıl da
imrenir
Deniz Feneri.

                    m.a.siyah


devam

gizli, saklı 

yaraların kabuklarını 

                   soymaya

yeni, eski rüyaları

                   yazmaya


                      devam.


                                m.a. siyah


31 Ağustos 2011 Çarşamba

elveda

ben şimdi susuyorum
kalemimi kırdılar
en gizli sırlarımı ifşa ettiler
gözlerimin önünde
kelimelerimi yırttılar
canım yandı
canım yaptı...


                 

24 Kasım 2010 Çarşamba

boşluk

şimdi düşünüyorum da ne kadar çok hatalar bu hatalara ait aptallıklar yapmışım....
kelimeler kafamda canımı yakarcasına cümleleşiyor .... korkuyorum ama sebeplerini bulamıyorum
 ben
ben , ne istiyorum
tanrım sana sığınıyorum varlığından bir haber
kuşkularım da olsa sığınacak birini arıyorum
 beni kabul et .....

23 Ekim 2010 Cumartesi

kelimelerle duygullarım...

Gecenin kaçı bilmiyorum,
günler gelip geçmiş farkında bile değilim.
bir bezginlik bir yıkkınlık var üzerimde
Gidişlerin ağırlığı yada gerçek yalnızlığın tadı
bilemedim
tarifini yapamadım şimdi...
..........

İpotekli bir hayat sürüyorum ve hep böyle sürmesinden çok korkuyorum ...
........
Koca bir duvar var önümde 
o kadar büyük ki bakmak için kafamı kaldırmam yetmiyor..
var gücümle yıkmaya çalışıyorum ama üzerime yıkılacak diye de çok korkuyorum.
.........

yeni bir gökyüzü lazım bana
yeni bir nefes...

                                                                     m.a. siyah

15 Eylül 2010 Çarşamba

anlık AŞK !

İki çift gözle başlar sonra tebessüme dönüşür tenler buluşmadan önce sevişmek.
Hep adım adım nükseder bedende.
Sözler söylemesede davet vardır;
günah yoktur o saatten sonra.
Evren iki vücudun yükselen hazında saklar bütün gerçeklerini.
Zaman durmuştur,nefesler karışmış, kalp atışları hızlanmıştır.
Bir müzik ritminde harelket eder iki beden.
İnlemeler söyler en güzel şarkıları.
Bitmeyecek....
Bitmeyecek sanırsın. 
Oysa zaman akmaya başlar.
Büyü bozulur.
İki beden ayrılır usulca;
incitmeden, incitilmeden.
Tebessümlü yüzlerde durgun bir ifade belirir.
Düşünceler sarar zihni.
Az önceki zevki düşünmektedir belki.
Akıl mantık dedikleri gelip oturur yerine; yaşanılan iki dakikayı zehir etmekte.
Her şeyi başlatan gözler suçlulukla birbirinden kaçmakta
...
Aşk! Aşk ise şimsi başka bedenlerde sevişmekte 

                                                             m. a. siyah

5 Eylül 2010 Pazar

.....

Kafamın içinde kareler.
Karelere alt yazı kelimeler.
Akıp gidiyor hayat ,
Elimde kalan hep keder
   
                          m. a. siyah